92406 kayıt bulundu.
1. -i , -i , -i , -i , Burma ihtimali veya imkânı bulunmak
2. Burmaya gücü yetmek
1. zarf , zarf , zarf , zarf , Çok yakın bir yerde
1. Ben şimdi buracıkta tarağımı düşürmüşüm, gördünüz mü?
1. Ben şimdi buracıkta tarağımı düşürmüşüm, gördünüz mü?
orada burada
1. zarf , zarf , zarf , zarf , Bu yerde
1. Bir köylüden burada avlandığınızı duydum.
1. Bir köylüden burada avlandığınızı duydum.
oradan buradan
1. zarf , zarf , zarf , zarf , Bu yerden
1. Beş yaşımdan başlayarak buradan eve güğümlerle ben de su taşıdım.
1. Beş yaşımdan başlayarak buradan eve güğümlerle ben de su taşıdım.
1. isim , isim , din bilgisi , din bilgisi , isim , isim , din bilgisi , din bilgisi , Hz. Muhammed'in Miraç Gecesi'ndeki biniti
Özel: Evet
Telaffuz : burağı
şuralı buralı
1. isim , isim , isim , isim , Bu memleketli, bu yerin halkından olan kimse
1. Siz buralıya benzemiyorsunuz.
1. Siz buralıya benzemiyorsunuz.
Telaffuz : bu'ralı
1. zarf , zarf , zarf , zarf , Duman, koku vb. çok etkili bir biçimde yayılarak
1. Yeryüzünün sıcaktan kavrulduğu ve herkesin buram buram terlediği bu temmuz güneşinde benim ellerim buz gibi idi.
1. Yeryüzünün sıcaktan kavrulduğu ve herkesin buram buram terlediği bu temmuz güneşinde benim ellerim buz gibi idi.
2. Yoğun bir biçimde
1. isim , isim , isim , isim , Bu yer, bura
1. Burası evin mutfağı olarak kullanılıyordu.
1. Burası evin mutfağı olarak kullanılıyordu.
1. isim , isim , bitki bilimi , bitki bilimi , isim , isim , bitki bilimi , bitki bilimi , Ökse otu
burçlar ışığı, Burçlar Kuşağı
1. isim , isim , isim , isim , Kale duvarlarından daha yüksek, yuvarlak, dört köşe veya çok köşeli kale çıkıntısı
1. Etrafı geniş hendeklerle çevrili burçlar, en seçme muhafızlar elinde en titiz hesaplarla korunuyor.
1. Etrafı geniş hendeklerle çevrili burçlar, en seçme muhafızlar elinde en titiz hesaplarla korunuyor.
2. gök bilimi , gök bilimi , gök bilimi , gök bilimi , Zodyak üzerinde yer alan on iki takımyıldıza verilen ortak ad
3. teknik , teknik , teknik , teknik , Demir aksamın birbirine değmesini engellemek, boşlukları doldurmak amacıyla sarı, karbon, plastik vb.nden yapılan bir motor parçası
Lisan : Arapça burc
akburçak, karaburçak
1. isim , isim , bitki bilimi , bitki bilimi , isim , isim , bitki bilimi , bitki bilimi , Baklagillerden, taneleri hayvan yemi olarak kullanılan yıllık bir yem bitkisi (Vicia ervilia)
2. Bu bitkinin mercimeğe benzeyen ve genellikle hayvan yemi olarak kullanılan tanesi
1. isim , isim , denizcilik , denizcilik , gök bilimi , gök bilimi , isim , isim , denizcilik , denizcilik , gök bilimi , gök bilimi , Güneş doğmadan önce veya battıktan hemen sonra Zodyak boyunca görülen sönük, uzun ve ince ışık
1. isim , isim , gök bilimi , gök bilimi , isim , isim , gök bilimi , gök bilimi , Zodyak
Özel: Evet
1. zarf , zarf , zarf , zarf , Koku etkili bir biçimde yayılarak
1. Burcu burcu kokuyordu heybetli çamlar.
1. Burcu burcu kokuyordu heybetli çamlar.
1. nesnesiz , nesnesiz , halk ağzında , halk ağzında , nesnesiz , nesnesiz , halk ağzında , halk ağzında , Güzel koku yaymak
1. isim , isim , isim , isim , Türkiye'nin Akdeniz Bölgesi'nde yer alan illerinden biri
Özel: Evet
Telaffuz : bu'rdur
1. -e , -e , -i , -i , -e , -e , -i , -i , Burdurma ihtimali veya imkânı bulunmak
2. Burdurmaya gücü yetmek